Misakonline

Ahidlerin En Güzeli

KELIMELER VE KAVRAMLAR YAZAR YUSUF KERIMOGLU

Bu bölümde güncelliğini kaybetmiş yazıları bulabilirsiniz.

KELIMELER VE KAVRAMLAR YAZAR YUSUF KERIMOGLU

İleti Molla Husrev » 00:20 26-Eylül-2004

SAHASINDA ILK OLMASI HASEBIYLE TURKIYE YAZARLAR BIRLIGI TARAFINDAN ÖDULLENDIRILEN BU ESER GERCEKTEN TEK KELIMEYLE MUKMMEL KARDESLERE OKUMALARINI TAVSIYE EDERIM:
Molla Husrev
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 25
Kayıt: 19:17 16-Eylül-2004
Konum: Almanya

İleti hanif » 01:32 26-Eylül-2004

O kitapta bir de tasavuufu islamın içine sokmuş ki gel keyfim gel
ayrıca fıkhi meseleler adlı kitabında da rabıtayı açıkça savunuyor ve rabıtaya karşı olanları vahhabilikle suçluyor.
İşte böylesine insanlar halkın gözğünde yılmaz tevhid kahramanları.
ne sünniyim ne şii
ne selefiyim ne vahhabi
Allah vermiş bu ismi bana
MÜSLÜMANLARDANIM işte yetmezmi ?
Fussilet 33
hanif
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 159
Kayıt: 01:08 04-Eylül-2004

İleti Misak » 08:08 26-Eylül-2004

Kelimeler ve Kavramlar çok güzel bir eser siz bakmayın hanife , tavsiye ederim..

Ayrıca Yusuf Kerimoğlu hocanın Fıkhi Meselelerde rabıtayı savunduğu falan yok............. Sen kitapları nasıl bir önyargı ile okuyorsun ki , okuduğunu bile anlamıyorsun.............

Bak o kitapta Yusuf Kerimoplu ne dior :

"ŞEYHİN RESMİNİ ELİNE ALIP , TİR TİR TİTREMENİN RABITA İLE ALAKASI YOKTUR.ÇÜNKÜ TAZİM VE HÜRMET KASDIYLA RESİM BULUNDURMANIN TAHRİMEN MEKRUH OLDUĞU SABİTTİR."
GÜNAH İŞLEMESİ MÜMKÜN OLMAYAN ŞEYF TASAVVURUNUN EHLİ SÜNNETLE BİR ALAKASININ OLMADIĞINI BİLİYORUZ."
Eğer ,Allah ve Din uğruna kavga vermişsem,
Basit dallar da asılmaktan haya etmem.


Şeyh Said (rh.a)
Kullanıcı avatarı
Misak
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 2309
Kayıt: 23:35 25-Ağustos-2004
Konum: Türkiye

İleti hanif » 12:18 26-Eylül-2004

misak yazdı:Kelimeler ve Kavramlar çok güzel bir eser siz bakmayın hanife , tavsiye ederim..

Ayrıca Yusuf Kerimoğlu hocanın Fıkhi Meselelerde rabıtayı savunduğu falan yok............. Sen kitapları nasıl bir önyargı ile okuyorsun ki , okuduğunu bile anlamıyorsun.............

Bak o kitapta Yusuf Kerimoplu ne dior :

"ŞEYHİN RESMİNİ ELİNE ALIP , TİR TİR TİTREMENİN RABITA İLE ALAKASI YOKTUR.ÇÜNKÜ TAZİM VE HÜRMET KASDIYLA RESİM BULUNDURMANIN TAHRİMEN MEKRUH OLDUĞU SABİTTİR."
GÜNAH İŞLEMESİ MÜMKÜN OLMAYAN ŞEYF TASAVVURUNUN EHLİ SÜNNETLE BİR ALAKASININ OLMADIĞINI BİLİYORUZ."


Misak Kardeş Allah bize adaletle şahitlik yapmamızı emrediyor

Nisa 135 Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendini, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Sen ise sevgi ve sempati duyduğun birkişiyi ne pahasına olursa olsun kayırma endişesi içindesin. Mademki Onun kitabından alıntı yapma zahmetinde bulundun niçin konunun tamamını aktarmadın
Zanla konuşmak istemiyorum ama hüsnü aktaş hocayı sanırım sadece eseerlerinden tanıyorsundur. Benin ise onunla yıllarca cemaatsel olarak bağlantım vardı.Neyse dönelim asıl konumuza. İşte yazının tamamı


55. RABITA §IRK MIDIR?
SOHU: Mektubunuzda : «— Bazi kimseler? rabita ve tevessül §irktir. Tasawuf hareketi; Emevilerin zulmünden kagip, dünya ile ilgisini kesen kimselerin yoludur» diyorlar. Bu konuda bilgi verir misiniz?» diyorsunuz.
CEVAP: Mektubunuzdaki suali; yukandaki cümlelerle özetlemeye gayret ettim. Iddia sahiplerinin isimlerini gizli tutuyorum. Bahset-tiginiz kimseler Muhammed Ibn-i Abdilvehhab'in (Vehhabiligin ku-rucusu) «Ke§fü'l §ubuhat» isimli eserindeki (sh: 13-28) görüslerini aynen benimsemistir. Dolayisiyle ister kabul - ister reddetsinler «Veh-habi ideolojisine» hizmet ediyorlar. Nitekim ayni gevreler: «Her mü-kellef; ilmi durumu ne olursa olsun, kars.ilas.tigi her meselede ictihad etmek durumundadir. Müctehid'de; arapga bilmek de dahil, higbir, §art aranmaz. Ba§kalanm taklid etmek; atalarmm yolundan ayril-mamakta israr hükmündedir» seklinde özetlenen, Vehhabi tezini do hig dillerinden düsürmüyorlar. C1) Bilindigi gibi; Vehhabi-Suudi kral-hgmm nasil kuruldugunu; The Times gazetesinin Il.§ubat.l980 ta-rihli nüshasinda, gizU belgelerle birlikte ifsa ettiler. (2) Esasen «Ehl-i Kible'nin tekfiri caiz degildir» hükmüne uyarak, onlan kendi iddia-lanyla basbasa birakiriz. Bu giristen sonra; meseleye gegelim. Rabita lügatta: «— Aläka, ilgi ve baglanmak» gibi manalara gelir. Istilähta,-«— islämi hükümlere riayet ederek; dünyevi hirslan terketmek ve inabe yoluyla (bslirli zamanlarda, belirli zikirleri yapma hususun-da) bir mürside baglanmak» seklinde tarif edilmistir. §eyhin resmini
eline alip; tir-tir titremenin rabita ile aläkasi yoktur. Cünkü tazim ve hürmet kasdiyla resim bulundurmanm tahrimen mekrüh oldugu sabittir. (3) Günah isjemesi mümkün olmayan §eyh tasawurunun «Ehl-i Sünnet'le» bir aläkasmin bulunmadigini biliyoruz. Zira «Is-met» sifati peygamberlere hastir. Günümüzde; tasavvuf adina isle-nen cinayetleri esas ahp «— iste tarih boyunca, ,bu yolun, mahiyeti budur» diye, fikh-i bätrn'i mahküm etmek dogru degildir. Malüm oldugu üzere; her amelini Allahü Teala (cc)'nin gördügünün §uuru-na varma haline «Ihsan» denilmistir. Zühd ve takva hususunda; Rosül-i Ekrem (SAV)'m ve sahabesinin ne kadar titiz oldugunu da biliyoruz. Tasavvuf istüähinda zühd; «insani, Allah (cc)'m emrine uymaktan alikoyan hers.eyi terketmek» olarak yer almi§tir. Bu tarif-, Müzemmil süresinde gegen: •«— Rabbinin ismini an ve ihläs ile O'na teveccüh eyle» ayetine uygundur. Müfessirler burada gegen «Tebet-tül» kavrarmni, bu §ekilde izah etmi§lerdir. Zühd ve takva husu­sunda hassas olan bir kimsenin; ihläs konusunda samimi olmamasi dü§ünülemez. Günümüzde; §eyhinin reklämini yapmak ve §eyhi gibi dügünmeyen her älimi suglamak igin te§kilätlanan «Sofiyyün» züm-resi agirhkta!. ihläsi bir tarafa birakip, riyaya sarilan ve Tagut'a dua eden bu tiplerin varhgi, ba§h-ba§ma bir facia!.. Yalan söylemek-ten ve iftira etmekten asla gekinmeyen bu tiplerin hedefi; Taguti güglorin «Ulü'lamr» olamiyacagmi ilän eden ülemadir!.. Bu, sofiyyun zümresinin zulmüne kar§i; Vehhabilerin «— Bunlarm tamami mü§-riktir» iddiasma sarilmaya gerek yok!.. Mektubunuzda da bahsettigi-niz gibi; bu zümrenin iftiralarma en-gok maruz kalan benim. Dürri'l Muhtar'da; Hariciler'le ilgili olarak: «— Bunlar kendilerince hak olan bir tevilden dolayi müslüman hükümdann (Hz. Ali (RA) 'nin) küfür ve batü üzerinde bulundugunu söyleyerek, onunla sava§ma-mn vacip oldugunu iddia eden ve biz ehl-i sünnetin kanlarim, mal-lanni almayi, gocuklanni ve kadinlaruu esir etmeyi ho!äl gören, Peygamber efendimizin Ashab-i Kirämim küfre nisbet eden, asker ve kuvvet sahibi bir taifedir. Bu sapik taifenin hükmüj fükahanui icma ve ittifakiyla, bagilerin hükmü gibidir. Nitekim ibn-i Hümam Kemalüddin bunu Fethü'l Kadir'de tahkik ve beyan etmi§tir. Biz ohl-i sünnet Haricileri küfre nisbet etmeyiz. Qünkü her n-3 kadar tevilleri gergekte batil ise de, fakat kendilerince haktir. Ancak biz ehl-i sünnetin mallanm, kanlarim tevilsiz heläl görenler, küfre n's-bet olunurlar» (4) diyerek, önemli bir müsamahaya i§aret eder!..

Gerek Sofiyyün zümresi, gerek Vehhabi ideolojisini banimseyen kim-seler; gergekte tevilleri batil olmakla bera'or, bir delile dayandikla-rmi zannediyorlar. Bütün iddialari; bu zanlarinm tabii bir sonucu!.. Önlara «Ehl-i Sünnet mü'minlere; siz de aym müsamahayi gösteri-niz, tekfir etmekten vazgeginiz» teklifinde de bulunamayiz. Zira Imam-i Azam Ebü Hanife (rh.a.) .- «— Bid'at^ilann kusurlanndan birisi de, birbirlerine kafir demeleridir. Ehl-i sünnet'in güzel tarafla-rmdan biri de, hata edince birbirlerini tekfir etnüyorlar» C5) diyerek, önemli bir psikolojiye i§aret eder!.. Ehl-i Bid'atin; tarih boyunca de-gi§meyen bu yapismi, bizim derhal degi§tirebilmerniz mümkün de-gil!.. Vehhabiler «Sofiyyün» zümresini, Sofiyyün zümresi de «Veh-habileri» küfürle itham edeceklerdir. Bunun önüne gegmek; belki ideal ama, genpekte mümkün görünmüyor. Size iavsiyem; ya hayir konu§un veya susun. «Zerre miktan iyiligin de, zerre miktari kötü-lügün de hesabinm sorulacagi güne» inanan bir mü'minin; islämi harekete faydasi olmayan münazaralarla vakit gegirmesi uygun de-gildir. Madem ki; «inabe» yoluyla bir mür§ide baglandiniz ve kalben verdigi derslerden mutmainsiniz, mesele yok!.. Bäzi kimselerin; kalbe vesvese verecek yorumlanyla, vakit gegirmeyiniz. Mektubunuzda israrla; (hem giri§inde, hem sonunda) «— Sizi dergähta gördüm. Aym §eyhe mi baghyiz?» sualini soruyorsunuz. Bu sualinize cevap veremem. Islam dinine; ihläsla hizmet etmek isteyen, her älimi ziya-ret ederim. Bu älimin; tasavvuf ehli olmasi veya olmamasi önemli degildir. Sadece §unu söyleyebilirim; §eyhlerinin reklämini yapan, O'nu zamanin imami ilän ederek farkli dü§ünen müslümanlara iftira atan, «Bizim dergaha bagh. olmayan herkes fäsiktir» sloganiyla önü­ne gelen herkese sata§an ve riya ile (ihläsli görünerek) hareket eden «Sofiyyün» zümresini sevniiyorum. Dua buyurunuz.


yazının tamamı içinde sizin alıntıladığınız kısım hüsnü hocanın rabıtaya karşı olduğu anlamına çıkmaz. aksine eğer şeyleri günahkar kabul ederek ve resmi de olmadan rabıta yaparsanız caiz olur anlamındadır. Zaten yazının sonlarına doğru bunu açıkça beyan ediyor.

Madem ki; «inabe» yoluyla bir mür§ide baglandiniz ve kalben verdigi derslerden mutmainsiniz, mesele yok!..

Elbetteki her insan için tevbe kapıları açıktır.Allahın tanıdığı bu hakkı kimsenin elinden alamayız.Hüsnü hocada bu düşüncelerinden vaz geçmiş olabilir.Ancak ne varki şimdiye kadar bu batıl düşüncelerinden vaz geçtiğine dair bir eseri yayınlanmış değildir
ne sünniyim ne şii
ne selefiyim ne vahhabi
Allah vermiş bu ismi bana
MÜSLÜMANLARDANIM işte yetmezmi ?
Fussilet 33
hanif
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 159
Kayıt: 01:08 04-Eylül-2004

İleti Misak » 12:26 26-Eylül-2004

sevmek ayrı şey görüşlerine katılmak ayrı şey..... Hüsnü Aktaş hocayı severim.... ama bazı görüşlerine katılmıyorum. Bu rabıta meselesinde ise onun raıbtayı anlayış farklılığı olduğuna inanıyorum zaten rabıtanın tanımını şu şekilde vermiştir.
Rabita lügatta: «— Aläka, ilgi ve baglanmak» gibi manalara gelir. Istilähta,-«— islämi hükümlere riayet ederek; dünyevi hirslan terketmek ve inabe yoluyla (belirli zamanlarda, belirli zikirleri yapma hususun-da) bir mürside baglanmak» seklinde tarif edilmistir

Bu tanıma baktığınızda ben yanlış bir şey göremiyorum. Hüsnü Aktaş hoca zaten ykarıda belirttiği üzerine Türkiyede mevcut olan sapık anlayışları şiddetle eleştirdiği için onlarında sevmediği kişiler listesinde başta geliyor.

Senin onun eskiden cemaatinden olman şimdilerde ise insaf sınırlarını zorlayan bir eleştiriye tutmanda psikolojik bir sebebin var olduğuna inanıyorum. Onun cemaatinden ayrılış nedenlerinin onlara karşı içinde bir önyargının oluşmasına neden olduğunu düşünüyorum.

Allaha emanet olunuz.
Eğer ,Allah ve Din uğruna kavga vermişsem,
Basit dallar da asılmaktan haya etmem.


Şeyh Said (rh.a)
Kullanıcı avatarı
Misak
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 2309
Kayıt: 23:35 25-Ağustos-2004
Konum: Türkiye

İleti Ebu Huzeyfe » 14:49 26-Eylül-2004

Kur'andan başka kusursuz bir kitap bilmiyorum. Zaten Kur'an da bunu apaçık Nisa:82'de apaçık bildiriyor. Buna rağmen kendimize göre hata saydığımız sebepler yüzünden veya gerçekten içinde bulunan hatalar yüzünden, asla bir alimimize sırt dönecek değiliz... Ona buğzedecek de değiliz... Hatta ona olan sevgimizi bile azaltacak değiliz...

Selam ve Dua ile...
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13615
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: İstanbul

İleti hanif » 16:01 26-Eylül-2004

Meseleyi götürüp götürüp duygusallığa boğmanın ne anlamı var. Ben sanki ona buğz edin demişim gibi.Ehli ilim birinin yazdığı kitaplar burda halka tavsiye ediliyor.Bende objektif olma açısından şu kısımlarında şu şekilde yazılar var dedim

İnsanların iyi tarafları anlatılırken kimsenin sesi soluğu çıkmıyorda yanlış tarafları anlatılırken niçin sanki ona hücum ediliyormuş gibi algılanıyor anlamış değilim.
ne sünniyim ne şii
ne selefiyim ne vahhabi
Allah vermiş bu ismi bana
MÜSLÜMANLARDANIM işte yetmezmi ?
Fussilet 33
hanif
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 159
Kayıt: 01:08 04-Eylül-2004

İleti Ebu Huzeyfe » 19:32 26-Eylül-2004

Sorun bazı kardeşlerin bir türlü olumlu yönden bakamıyor oluşları... İnsanlar tabi ki, hata yaparlar ve eleştirilirler. Ancak bu %100 olmamalı... Bu insanların iyi yönleri de olmalı ve bu yönleri de ortaya konulmalı...

Mesela ben şahsen hanif kardeşimin şimdiye kadar bir tane bile olumlu yazısını göremedim. Mesela şu alim iyidir, çok faydalıdır, ümmete çok yararı dokunmuştur türünden...

Yine de ben de yanılıyor olabilirim.

Selam ve Dua ile...
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13615
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: İstanbul


ARŞİV



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group • phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
Theme created by StylerBB.net